2020 ANAYASA MAHKEMESİ BAŞKANI ZÜHTÜ ARSLAN KİMDİR? | Anayasa Mahkemesi (AYM) Üyesi Engin Yıldırım, kişisel sosyal platform hesabında yaptığı paylaşımda kullandığı ‘ışıklarımız yanıyor’ ifadesi, darbe iması olarak algılanınca eleştirilerin hedefi oldu. Özellikle AK Parti üyelerinden olumsuz geri bildirimler alan Yıldırım’ın Twitter hesabını korumaya alması ve ardından söz ettiği ışıkların ‘hukukun ışıkları’ olduğunu ifade etmesi de tartışmaları sonlandırmadı. İçişleri Bakanlığı ve bir çok siyasi ismin katıldığı bu münakaşanın ardından Anayasa Mahkemesi yetkilileri, açıklama yaparak Engin Yıldırım’ın paylaşımına değindi.
Anayasa Mahkemesi üyesi Engin Yıldırım’dan darbe imalı paylaşım iddiası
Anayasa Mahkemesi yetkililerinin üye Engin Yıldırım’ın açıklamalarına ilişkin olarak yaptığı yazılı bilgilendirmede, “Anayasa Mahkemesinin herhangi bir üyesinin şahsi sosyal platform hesabından yaptığı paylaşımlar Anayasa Mahkemesinin kurumsal görüşünü yansıtmaz.” ifadeleri kullanıldı.
Bunun üzerine internet kullanıcıları aracılığıyla Anayasa Mahkemesi Başkanı Zühtü Arslan’ın kim olduğu bi hayli merak konusu oldu. Peki 2020 Anayasa Mahkemesi Başkanı Zühtü Arslan kimdir? Nereli? Kaç yaşında? İşte yanıtlar…

2020 ANAYASA MAHKEMESİ BAŞKANI ZÜHTÜ ARSLAN KİMDİR? NERELİ? KAÇ YAŞINDA?
01.01.1964 tarihinde Yozgat’ın Sorgun beldesinde doğan Zsühtü Arslan 56 yaşındadır. İlk ve ortaöğrenimini Sorgun’da tamamlamıştır. 1987 senesinde Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümünden mezun olmuştur. Yüksek lisansını İngiltere’de Leicester Üniversitesi Hukuk Fakültesinde insan hakları ve sivil özgürlükler alanında, doktorasını da aynı Fakültede anayasa hukuku alanında yapmıştır. 2002 senesinde doçent, 2007 senesinde ise profesör unvanını almıştır.
Son dakika | Anayasa Mahkemesinden Engin Yıldırım açıklaması: Kurumsal görüşünü yansıtmaz
2001 senesinde bir süre Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinde çalışmıştır. Ayrıca 23/12/2010 tarihinden bu yana Basın İlan Kurumu Genel Kurul kullanıcı hesabı görevini yürütmüştür. 2009 senesinde başkanlığına atandığı Polis Akademisinde uzun seneler lisans ve lisansüstü düzeyde “Anayasa Hukuku”, “İnsan Hakları”, “Devlet Kuramları” gibi dersler vermiştir. Ayrıca 2000-2003 senelerı içinde Bilkent Üniversitesinde “Turkish Public Law” dersini, 2003-2009 senelerı içinde da Başkent Üniversitesinde “Hukuk ve Siyaset” dersini vermiştir.

Anayasa Teorisi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde Din Özgürlüğü ve Türk Parlamento Tarihi 1957-1960 (üç cilt) kitapları mevcuttur. Bunun bunun yanında Constitutional Law in Turkey (Türkiye’de Anayasa Hukuku) başlıklı bir ortak kitabı ve ABD Yüksek Mahkemesi Kararlarında İfade Özgürlüğü adlı bir derleme eseri bulunmaktadır. Ayrıca anayasa yargısı, insan hakları, özgürlük-güvenlik ilişkisi ve siyasi partiler hukuku gibi alanlarda Türkçe ve İngilizce yayımlanmış makaleleri ve bildirileri mevcuttur.
Anayasa Mahkemesi üyesi Engin Yıldırım’ı kim atadı? Diğer üyeleri kim atadı? Kaç üyeden meydana gelir? Üyelerini kim seçer?
Arslan, Yükseköğretim Genel Kurulunca gösterilen üç aday içinden Sayın Cumhurbaşkanı aracılığıyla 17/4/2012 tarihinde Anayasa Mahkemesi kullanıcı hesabıne seçilmiştir.
Anayasa Mahkemesi Genel Kurulunca 10.02.2015 tarihinde Anayasa Mahkemesi başkanlığına seçilmiştir.
25/1/2019 tarihinde, Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu aracılığıyla yeniden Anayasa Mahkemesi Başkanı olarak seçilmiştir.
Evli ve dört çocuk babasıdır.

BAKAN SOYLU İLE PROF. DR. ARSLAN’IN ÇATIŞMASI
Anayasa Mahkemesi Başkanı Zühtü Arslan, bir önceki günlerde İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile çekişmesiyle gündeme gelmişti.
AYM’nin, 2016’da “Bu Suça Ortak Olmayacağız” başlıklı bildiri imzalayan ve “terör örgütü propagandası” suçundan ceza alan “Barış Akdemisyenleri” için aldığı hak ihlali kararını eleştiren Bakan Süleyman Soylu, “Bir terör örgütü, bir PKK bildirisi bu. AYM bu bildiriye düşünce özgürlüğü diyor. AYM’nin aldığı bir kararı eleştirmek benim hakkım” dedi. Bakan Soylu, AYM’nin Can Dündar’ın tutuklanmasıyla alakalı de hak ihlali kararı verdiğini hatırlattı.
AYM kararlarında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) içtihatına uyulmasını da eleştiren Bakan Soylu, “Bizim AYM, AİHM’in şubesi midir? Nedir bu batıcılık hayranlığı?” sorusunu yöneltti.
“AYM Başkanı, Polis Akademisi Başkanı’ydı. Aldığı komiser yardımcılarının yüzde 41’ini FETÖ’den ben ihraç ettim” diyen Soylu, “İlmin kibrine kapılmayın. Türk yargısı büyük bir sınav veriyor” diye konuştu.
Soylu önceden yaptığı bir bilgilendirmede, “Şehirlerarası karayollarında gösteri yürüyüşleri düzenlenemez” hükmünü AYM’nin iptal etmesini eleştirerek AYM Başkanı Arslan’a “Madem özgür bir ülkeyiz, ana caddelerde, sokaklarda özgürce yürüyüş hakkının ortadan kaldırılmasını onayladınız. Polis koruması almana gerek yok. Bisikletinle işe git gel bakalım. Anayasa Mahkemesi Başkanı’na dile getiriyorum kendi arabamla tek başına gitmeye ben varım. Sen var mısın?” diye tepki göstermişti.
Zühtü Arslan ise sonraki gün yaptığı bir bilgilendirmede isim vermeden Soylu’ya seslenerek “Kararlara yönelik bazı eleştirilerden göze çarpıyor ki kararlarımız okunmadan, arada bir de okunduğu halde yeterince anlaşılmadan eleştirilmektedir. Sağlıklı bir eleştiri, okumayı ve okunanı doğru anlamayı gerektirmektedir” yanıtını vermişti.
AYM’nin ihlal kararları içinde “ifade özgürlüğü” şikâyetlerinin mühim bir yer tuttuğuna dikkat çeken Arslan, “Terörle mücadele tarihinde demokratik devletlerin farklı zamanlarda düştükleri bir tuzak mevcuttur. Bazı zaman hukuku bir kenara bırakarak veya bir süre askıya alarak mücadele etme zorunluluğundan bahsedilir. Aslını söylemek gerekirse bu, tam da teröristlerin istediği şeydir. Hukuku ayak bağı olarak gören bir anlayış ve uygulamanın, verilen haklı mücadeleye gölge düşürebileceği ve uzun soluklu zamanda ağır maliyetlere yol açabileceği bilinmektedir” ifadelerini kullanmıştı.
Eleştirinin eleştirilenler yönünden etkili ve faydalı olabilmesinin büyük ölçüde kullanılan üsluba bağlı olduğunu söyleyen Arslan, kullanılan dilin kimliği ve kişiliği gösterdiğini altını çizerek “Elbette herkes dilediği üslubu tercih etmekte serbesttir. Lakin yargı kararından ziyade kararı verenlere odaklanan ve eleştiri ötesine geçen ifadelerin fayda getirmeyeceği, zira eleştiriyi mecrasından uzaklaştıracağı açıktır” demişti.